26 Mart 2010 Cuma

Meriç bugünlerde ne dinliyor

Bloga Meriç'i biraz daha dahil etmek istiyorum ama zaman bulamıyorum bir türlü. Yine kolayına kaçmak gibi de olsa, sizleri Meriç'in gündeminden uzak tutmamış olurum.

"Meriç bugünlerde ne dinliyor" konulu yazıların ilki olur umarım :

Blur - Song 2 (son günlerde en çok bu şarkıyı dinlerken eğleniyor, dans ediyoruz beraber)

Flight of the Choncords - Foux de Fafa (şarkıyı dinlerken kikirdemekten kıpkırmızı kesiliyor)

Jakob Dylan - Something Good This Way Comes (babası Bob Dylan dinlerse oğlu da Bob'un oğlu Jakob'ı dinler tabi, kuşak farkı)

Bruce Willis - Swinging On A Star

Pearl Jam - The Fixer

The Fratellis - Flathead (bu şarkı aynı zamanda cep telefonumun melodisi olduğundan Meriç için bu şarkının adı "baba")

25 Mart 2010 Perşembe

31 Mayıs, Açıkhava, Bob Dylan

Başlıktan da anlaşılacağı üzere 31 Mayıs'ta beni nerede bulabileceğinizi anlamış olmalısınız. Yaşayan son efsanelerden Bob Dylan şehrimize tam 21 yıl aradan sonra tekrar geliyor.

Haftabaşında Radyo Eksen'den aldığım iyi haberin üzerinden daha birkaç gün geçmişken bugün satışa çıkan biletlerden de alınca baharın yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladığı bu günler daha da bir güzelleşti benim için.

Şimdi heyecanla 31 Mayıs'ı bekliyorum. Açıkhava'da konsere gitmeyeli de 2 (yoksa 3 mü) sene olmuştu, iyi bir geri dönüş olacak. Meraklıları için, hatta meraklısı olmayan ama müzik sevenler için kesinlikle gidilmesi, görülmesi gereken bir etkinlik. Pişman olmayın.

Not : 18 Mayıs'ta da Harry Connick Jr. geliyormuş, ona da gideriz herhalde.

10 Mart 2010 Çarşamba

Çizginin Dışındakiler

Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap önerisi yapmak için bloga dönüş yapıyorum.

Normalde en sonda söyleyenecek şeyi baştan belirteyim : mutlaka okunması gereken bir kitaptan bahsedeceğim. Malcolm Gladwell'in "Outliers (Çizginin Dışındakiler) : Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?" Kitabın ismine bakınca artık her tarafımızı sarmış olan kendini-geliştirme kitaplarından birisi gibi gözüküyor ama karşımızdaki kitap tamamen farklı bir amaca yönelik hizmet ediyor.

Bazı insanların zeki ve hırslı oldukları için başarılı oldukları şeklindeki yaygın inancın aksine (ya da aksine değil de, yanısıra diyebiliriz) başarının hikayesinin bundan daha farklı, daha derin olduğunu, büyük resme daha çok önem verilmesi gerektiğini vurguluyor Outliers.

Hızlı şekilde üzerinden geçecek olursak, başarılı olmanın parametreleri arasında hangi yıl, yılın hangi ayı doğduğumuzdan anne babamızın eğitim seviyesine hatta hangi etnik yapıdan geldiğne, büyük büyük ebeveynlerimizin yaşadığı ortamdan doğduğumuz yaşadığımız ortamın kültürel mirasına kadar çok fazla girdi var. Gladwell ilginç örneklerle, hikayelerle ortaya koyduğu savları savunmaya ve mümkün olduğunca bilimsel araştırmalara dayandırmaya çalışıyor. Tarih boyunca çok başarılı olarak adlandırılan insanların (örneğin Bill Gates, Beatles, Mozart...) sadece yetenekli ve/veya zeki oldukları için başarılı olmadıklarını ortaya koymaya çalışıyor ve sizin dışınızda kalan birçok etkenin sizin ne kadar başarılı olacağınızı belirleyeceğini söylüyor. Kitapta çok daha fazlasını bulacaksınız ve okurken çok zevk alacaksınız bence.

Kitabı okurken hissettiğim önemli bir noktayı sizinle paylaşmak isterim. Sonuçta bu kitap, çok yaygın bir inanışa farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor ve gerçeklik payına sahip. Yine de, kendimizi kaptırıp kişisel başarı seviyemizi sadece dış etkenlere bağlamak bahanesine girişmeyip (kitapta da önemli bir yer kapsayan 10.000 saat kuralında bahsedildiği üzere) çok çalışmalı ve kendimizi geliştirmeliyiz.

11 Ocak 2010 Pazartesi

En iyi 10 David Bowie sarkisi

Ortalama bir muziksever olarak David Bowie gecmiste bana cok da cekici gelmemistir, tabii ki guzel sarkilari vardir ama oturup dinlemek icin zaman harcayacagim bir sarkici degildi. Yaslandikca diyelim Bowie'nin muzigine olan ilgim artti ve yeniden kesfettim. Acikcasi simdi firsat olsa da canli bir konser performansini yakalasam diye bakiyorum.

- The Man who sold the world (Nirvana'nin coveri daha guzeldir bircoklarina gore ama ben Bowie'nin versiyonunu da cok severim)
- Ashes to Ashes
- Young Americans
- Rebel Rebel
- China Girl
- Starman
- Life On Mars
- Ziggy Stardust
- Space Oddity
- Heroes

Ozellikle "The Rise and Fall of Ziggy Stardust and the Spiders from Mars" adindaki albumun konseptini paylasan muzikal planlarini gerceklestirebilmis olsaydi sanirim muzikaller tarihinin en unlu eserlerinden birisine de imza atmis olacakti.

25 Aralık 2009 Cuma

Nissan 350Z


Bilenler bilir arabalara cok da duskun bir insan degilimdir, guzel arabalari tabii ki severim ama beklentilerim cok da yuksek degildir. Klasik Ford Mustang her zaman 1 numarali favorim olacaktir ama zaman icerisinde degisik arabalari cekici buldugum olmustur normal olarak, son yillara bakacak olursam Mini Cooper ve Audi TT'yi ornek gosterebilirim.

Ilk olarak 2005'teki uzun Amerika ziyaretimde gordugum ve hayran kaldigim Nissan 350Z'yi bu kategoriye rahtlikla ekleyebilirim. 2005'ten sonra totalde herhalde 1 veya 2 tane gormuumdur Istanbul'da ama buraya tekrar geldigimde etrafta dolasan 350Z'leri gorunce tekrar hayran kaldim. Ikinc bir arabayi kaldiracak mali kapasitede olsam (aile arabasi degil sonuc olarak) herhalde Nissan 350Z ile Audi TT kapisirdi.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Noel sarkilari ve bir istisna

Noel zamani Amerika'da bulunmanin en kotu tarafi her tarafta durmaksiniz calan Christmas sarkilari herhalde. Gittiginiz her kapali mekanda ya klasik ya da yeni coverlanmis unlu Noel sarkilarini duyabilirsiniz. Bazilari insanin kulagina hos geliyorsa da, bir noktadan sonra artik dayanilmaz olmaya basliyor.

Bu sene bu furyaya Bob Dylan da katilmaya karar vermis ve Noel sarkilarindan olusan ozel bir album yapmis. Bob Dylan'in ondan genelde derin islr bekleyen bir hayran kitlesi olmustur eskiden beri, bu album onlari yine kizdiracaktir kesin ama Midget'in gectigimiz gunlerde Muse hakkinda yazdigi yazida ve yorumlarda da gectigi uzere, bazi isimlerin artik kendini kanitlama gibi ihtiyaclari yoktur ve tamamen kisisel (duygusal veya profesyonel) nedenlerle deneysel calismalara girme luksune sahiptirler. Albumun tamamini dinlemedim ama duyduklarimi dikkate alarak konusacak olursam diyebilirim ki, Dylan'dan alisik olmadigimiz bir stille karsi karsiyayiz; bir kere, kendi adima konusacak olursam sesini tanimak biraz zor, albumun farkina varmami saglayan sarkisi "Must Be Santa" cok basarili olmus ama ilk duydugunuzda sarkiyi her ne kadar polka melodileri icerse de daha cok son yillarda prim yapan cingene punk gruplarindan birisi soyluyor zannedebilirsiniz. Eger girebilirseniz youtube'dan sarkinin klibini de izleyin, cok guzel bir sarkiya cok eglenceli bir klip cekmisler.

Dini acidan bakmayip muzikal kaygilarla yaklasacak olursaniz Dylan'in bu denemesinden keyif alacaginizi dusunuyorum.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Meric bavulda


Meric babasini ozlemis, bir daha goreve gidecek olursa ben de bavulunda gidebilir miyim acaba calismasi yapiyor. Keyfi de yerinde hani...